74
SURE

Müddessir Suresi

Suat Yıldırım • Kuran-ı Kerim ve Meali
⌄
⌄
00:00 / 00:00
1
(1-10) Ey örtüye bürünen! (İnziva arzu eden!) Ayağa kalk ve insanları uyar. Rabbinin büyüklüğünü an. Elbiseni tertemiz tut, maddi manevi kirlerden arın, pis ve murdar olan her şeyden kaçın! Verdiğini çok bularak minnet etme! Rabbinin yolunda sabret! Sur'a üflendiği gün, Doğrusu, o çok çetin bir gün! Kafirlere hiç kolay olmayan bir gün!
2
(1-10) Ey örtüye bürünen! (İnziva arzu eden!) Ayağa kalk ve insanları uyar. Rabbinin büyüklüğünü an. Elbiseni tertemiz tut, maddi manevi kirlerden arın, pis ve murdar olan her şeyden kaçın! Verdiğini çok bularak minnet etme! Rabbinin yolunda sabret! Sur'a üflendiği gün, Doğrusu, o çok çetin bir gün! Kafirlere hiç kolay olmayan bir gün!
3
(1-10) Ey örtüye bürünen! (İnziva arzu eden!) Ayağa kalk ve insanları uyar. Rabbinin büyüklüğünü an. Elbiseni tertemiz tut, maddi manevi kirlerden arın, pis ve murdar olan her şeyden kaçın! Verdiğini çok bularak minnet etme! Rabbinin yolunda sabret! Sur'a üflendiği gün, Doğrusu, o çok çetin bir gün! Kafirlere hiç kolay olmayan bir gün!
4
(1-10) Ey örtüye bürünen! (İnziva arzu eden!) Ayağa kalk ve insanları uyar. Rabbinin büyüklüğünü an. Elbiseni tertemiz tut, maddi manevi kirlerden arın, pis ve murdar olan her şeyden kaçın! Verdiğini çok bularak minnet etme! Rabbinin yolunda sabret! Sur'a üflendiği gün, Doğrusu, o çok çetin bir gün! Kafirlere hiç kolay olmayan bir gün!
5
(1-10) Ey örtüye bürünen! (İnziva arzu eden!) Ayağa kalk ve insanları uyar. Rabbinin büyüklüğünü an. Elbiseni tertemiz tut, maddi manevi kirlerden arın, pis ve murdar olan her şeyden kaçın! Verdiğini çok bularak minnet etme! Rabbinin yolunda sabret! Sur'a üflendiği gün, Doğrusu, o çok çetin bir gün! Kafirlere hiç kolay olmayan bir gün!
6
(1-10) Ey örtüye bürünen! (İnziva arzu eden!) Ayağa kalk ve insanları uyar. Rabbinin büyüklüğünü an. Elbiseni tertemiz tut, maddi manevi kirlerden arın, pis ve murdar olan her şeyden kaçın! Verdiğini çok bularak minnet etme! Rabbinin yolunda sabret! Sur'a üflendiği gün, Doğrusu, o çok çetin bir gün! Kafirlere hiç kolay olmayan bir gün!
7
(1-10) Ey örtüye bürünen! (İnziva arzu eden!) Ayağa kalk ve insanları uyar. Rabbinin büyüklüğünü an. Elbiseni tertemiz tut, maddi manevi kirlerden arın, pis ve murdar olan her şeyden kaçın! Verdiğini çok bularak minnet etme! Rabbinin yolunda sabret! Sur'a üflendiği gün, Doğrusu, o çok çetin bir gün! Kafirlere hiç kolay olmayan bir gün!
8
(1-10) Ey örtüye bürünen! (İnziva arzu eden!) Ayağa kalk ve insanları uyar. Rabbinin büyüklüğünü an. Elbiseni tertemiz tut, maddi manevi kirlerden arın, pis ve murdar olan her şeyden kaçın! Verdiğini çok bularak minnet etme! Rabbinin yolunda sabret! Sur'a üflendiği gün, Doğrusu, o çok çetin bir gün! Kafirlere hiç kolay olmayan bir gün!
9
(1-10) Ey örtüye bürünen! (İnziva arzu eden!) Ayağa kalk ve insanları uyar. Rabbinin büyüklüğünü an. Elbiseni tertemiz tut, maddi manevi kirlerden arın, pis ve murdar olan her şeyden kaçın! Verdiğini çok bularak minnet etme! Rabbinin yolunda sabret! Sur'a üflendiği gün, Doğrusu, o çok çetin bir gün! Kafirlere hiç kolay olmayan bir gün!
10
(1-10) Ey örtüye bürünen! (İnziva arzu eden!) Ayağa kalk ve insanları uyar. Rabbinin büyüklüğünü an. Elbiseni tertemiz tut, maddi manevi kirlerden arın, pis ve murdar olan her şeyden kaçın! Verdiğini çok bularak minnet etme! Rabbinin yolunda sabret! Sur'a üflendiği gün, Doğrusu, o çok çetin bir gün! Kafirlere hiç kolay olmayan bir gün!
11
(11-14) Mal ve ailesiz, tek olarak yarattığım, sonra çok çok mal, servet ve etrafında dolaşan oğullar verdiğim, her türlü imkanı önüne serdiğim, o adamın hakkından gelmeyi sen Bana bırak!
12
(11-14) Mal ve ailesiz, tek olarak yarattığım, sonra çok çok mal, servet ve etrafında dolaşan oğullar verdiğim, her türlü imkanı önüne serdiğim, o adamın hakkından gelmeyi sen Bana bırak!
13
(11-14) Mal ve ailesiz, tek olarak yarattığım, sonra çok çok mal, servet ve etrafında dolaşan oğullar verdiğim, her türlü imkanı önüne serdiğim, o adamın hakkından gelmeyi sen Bana bırak!
14
(11-14) Mal ve ailesiz, tek olarak yarattığım, sonra çok çok mal, servet ve etrafında dolaşan oğullar verdiğim, her türlü imkanı önüne serdiğim, o adamın hakkından gelmeyi sen Bana bırak!
15
Hala da açgözlülükle imkanlarını daha da artırmama hevesleniyor.
16
Hiç heveslenmesin! Çünkü o Bizim ayetlerimize karşı inatçı kesildi.
17
Ben de onu sarp mı sarp bir yokuşa sardıracağım.
18
O düşündü, ölçtü, biçti...
19
Kahrolası, nasıl da ölçtü biçti!
20
Hay kahrolası! Nasıl, nasıl da ölçtü biçti!
21
Sonra baktı...
22
Derken suratını astı, kaşlarını çattı...
23
Sonra da sırtını döndü, kibirinden kabardı, arkasına bakmadan çekip gitti!
24
"Bu, büyücülerden nakledilen büyüden ibarettir." dedi.
25
Bu, beşer sözünden başka bir şey değildir."
26
("Beşer" desin bakalım) "Ben de onu sekar'a atacağım.
27
Sekar nedir bilir misin? Nereden bileceksin!
28
O, içine atılanı yer, bitirir. Yine de bırakmaz, eski haline çevirip bu işi tekrar eder.
29
Sürekli olarak derileri kavurur.
30
Üzerinde on dokuz görevli vardır.
31
Biz cehennem görevlilerini sadece melaikelerden kıldık. Onların sayısını da kafirler için imtihan ve sıkıntı sebebi yaptık ki Ehl-i kitaptan olanlar Peygambere imanda yakin sahibi olup, daha kesin inansınlar. mü'minlerin imanlarındaki yakinleri artsın. Ehl-i kitap ve müminler tereddüde düşmesinler. Kalplerinde hastalık olan münafıklar ile kafirler de neticede: "Allah, bu misal ile ne anlatmak istemiş olabilir?" desinler. Böylece Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini doğru yola iletir. Rabbinin ordularını Kendisinden başka kimse bilemez. Bu, (yani cehennem veya ondan bahseden ayetler) beşere bir öğüt ve uyarıdan başka bir şey değildir.
32
Hayır! İş kafirlerin dediği gibi değil. Ay'a,
33
Ve dönüp giden geceye,
34
Ağardığı dem sabaha kasem edip şahit tutarım ki.
35
O sekar belaların en müthişidir.
36
Beşer için en büyük uyarıdır.
37
İleri veya geri gitmek durumunda olanlar için en büyük uyarıdır.
38
(38-39) Ashab-ı yeminden, hesap defterini sağ tarafından alan cennetlikler dışında herkes, yaptığı işlerin rehini ve esiri olacaktır.
39
(38-39) Ashab-ı yeminden, hesap defterini sağ tarafından alan cennetlikler dışında herkes, yaptığı işlerin rehini ve esiri olacaktır.
40
(40-42) Onlar mutlaka cennetlerde mücrimlerin durumu hakkında, kendi aralarında konuşurlar. O suçlulara: "Neydi bu cehenneme sizi sürükleyen?" diye sorulur.
41
(40-42) Onlar mutlaka cennetlerde mücrimlerin durumu hakkında, kendi aralarında konuşurlar. O suçlulara: "Neydi bu cehenneme sizi sürükleyen?" diye sorulur.
42
(40-42) Onlar mutlaka cennetlerde mücrimlerin durumu hakkında, kendi aralarında konuşurlar. O suçlulara: "Neydi bu cehenneme sizi sürükleyen?" diye sorulur.
43
Onlar şöyle cevap verirler: Biz namaz kılanlardan değildik.
44
Fakirleri doyurmaz, onların ihtiyaçlarıyla ilgilenmezdik.
45
Batıl sözlere dalanlarla beraber biz de dalardık.
46
Bu hesap gününü yalan sayardık.
47
Ölüm bizi yakalayıncaya kadar hep böyle idik."
48
Artık onlara şefaatçilerin şefaati fayda etmez.
49
(49-51) Ne oluyor onlara ki bu öğütten, bu irşaddan arslandan ürküp kaçan yaban eşeği gibi kaçıyorlar?
50
(49-51) Ne oluyor onlara ki bu öğütten, bu irşaddan arslandan ürküp kaçan yaban eşeği gibi kaçıyorlar?
51
(49-51) Ne oluyor onlara ki bu öğütten, bu irşaddan arslandan ürküp kaçan yaban eşeği gibi kaçıyorlar?
52
Bu beyler, bu öğütle yetinmeyip üstelik her biri kendisine mahsus özel kitap, özel ferman isterler!
53
Hayır! onlar aslında ahiret endişesi taşımazlar.
54
Hayır! Gerçekten bu bir öğüttür, bir uyarıdır.
55
Dileyen onu okur, düşünür ve ders alır.
56
Ama Allah dilemedikçe onlar ders alamazlar. Saygı duyulup cezasından sakınmaya layık olan da, günahkarların günahlarını bağışlama şanına yaraşan da yalnız O'dur.