44
SURE

Duhan Suresi

Ahmed Hulusi • Türkçe Kur'an Çözümü
⌄
⌄
00:00 / 00:00
1
Ha (hayat), Miiim (ilim - Hakikat-i Muhammedi);
2
Kitab-ı Mubiyn (apaçık Sünnetullah ve hakikati Bilgisi).
3
Biz Onu mübarek bir gecede ("yok"luk halinin yaşandığı anda) inzal ettik! Uyaranlar biziz!
4
Bütün işlerin hikmeti onda (o "yok"luk hali içinde) fark edilir;
5
İndimizden hüküm ile! (Rasulleri) irsal edenler biziz!
6
(İrsal olanın) Rabbinden Rahmet olarak! Muhakkak ki O, "HU"; Semi'dir, Aliym'dir.
7
Semaların, arzın ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. . . Yakine erenlerdenseniz!
8
Tanrı yok; sadece "HU"; diriltir ve öldürür! Rabbinizdir ve atalarınızın da rabbidir!
9
Hayır, onlar kuşkulu yaşam içinde, (dünya hayatıyla) eğlenip duruyorlar.
10
Semanın apaçık bir duhan (duman) olarak geleceği (insani hakikatin fark edileceği) süreci gözetle!
11
İnsanları kaplar! Bu feci bir azaptır (hakikatin fark edilip gereğinin uygulanmamış olması yüzünden)!
12
"Rabbimiz! Azap veren halden bizi çıkar; doğrusu biz iman edenleriz (artık)!"
13
Onlar nerede bu durumda, düşünüp ders almak nerede? Halbuki onlara apaçık bir Rasul de gelmişti. . .
14
Sonra Ondan yüz çevirdiler ve: "Öğretilmiş bir cinnidir" dediler.
15
Muhakkak ki biz o azabı birazcık açıp kaldırırız. . . (Ne var ki) siz eski halinize geri dönersiniz.
16
O süreçte (semanın apaçık bir duman olarak geldiğinde) en büyük yakalayışla yakalarız. . . Muhakkak ki biz yapılan suçların sonuçlarını yaşatanız!
17
Andolsun ki onlardan önce Firavun kavmini de güç işlerle denedik. . . Onlara kerim bir Rasul gelmişti.
18
"Allah'ın kullarını bana teslim edin. . . Muhakkak ki ben güvenilir Rasulüm. . . " (dedi).
19
"Allah'a karşı üstünlük taslamayın (Rasule isyan etmeyin). . . Size apaçık karşı konulamaz delil ortaya koydum. "
20
"Beni taşlayarak öldürme arzunuzdan Rabbim (Hakikatim olan Esma kuvvesine) ve sizin de Rabbiniz olana (hakikatinize) sığındım. "
21
"Bana iman etmediyseniz, hiç olmazsa benden uzaklaşın!"
22
(Musa da) Rabbine yöneldi: "Bunlar suçlu (şirk koşan) bir toplum!"
23
(Rabbi dedi ki): "Kullarımı gece oradan yürüt (uzaklaştır). . . Muhakkak ki siz izleneceksiniz. "
24
"Denizi açık olduğu halde bırak. . . Muhakkak ki onlar boğulmuş bir ordudur. "
25
Nice cennet (bahçe) ve gözelerini terk ettiler.
26
Nice ekinler ve güzel mekanlarını da. . .
27
Keyif aldıkları nice nimeti de!
28
İşte böyle. . . Onları başka bir topluma miras kıldık.
29
Onlara (bedensellikte boğulanlara) sema ve arz ağlamadı ve onlar nazar edilenlerden olmadılar.
30
Andolsun ki İsrailoğullarını o aşağılayıcı azaptan kurtardık. . .
31
Firavun'dan (benliğin sembolü)! Muhakkak ki O, üstünlük taslayan, israf edenlerden (hakikatindeki kuvveleri boşa harcayan) idi.
32
Andolsun ki onları (İsrailoğullarını), bir İLİM ile alemlere (insanlar) üstün seçtik!
33
Onlara içinde apaçık bir imtihan olan işaretlerden verdik.
34
Muhakkak ki bunlar şöyle derler:
35
"O ilk ölümümüzden ilerisi yok; biz ölüm sonrasında diriltilecek değiliz!"
36
"Eğer sözünüz doğruysa haydi atalarımızı getirin!"
37
Onlar mı daha hayırlı yoksa Tubba' (Yemen hükümdarına verilen ad) halkı ve onlardan (Tubba' halkından) öncekiler mi? Onları helak ettik! Muhakkak ki onlar suçlular (şirk ehli) idiler.
38
Semaları, arzı ve ikisi arasında olanları oyun olsun diye halk etmedik. . .
39
Biz onları yalnızca Hak (Esma özelliklerimizin açığa çıkışı) olarak yarattık! Ne var ki onların çoğunluğu (bu hakikati) bilmezler.
40
Belirlenmiş ayırt etme sürecinde onların hepsi bir araya gelecektir.
41
Dostun dostundan bir şey uzaklaştıramadığı süreçtir o! Onlara yardım da olunmaz. . .
42
Allah'ın rahmet ettikleri müstesna. . . Muhakkak ki O, "HU"; Aziyz'dir, Rahıym'dir.
43
Gerçek ki zakkum ağacı,
44
Esim'in (Hakikatini inkar edenin) yiyeceğidir!
45
Erimiş maden gibidir; karınlarda kaynar.
46
Kaynar suyun kaynaması gibi.
47
"Tutun onu da yakan ateşin ortasına sürüyerek götürün. . . "
48
"Sonra da, o kaynar suyun azabını onun başından aşağı dökün!"
49
"Tat! Sen (güya) Aziyz'din, Keriym'din!"
50
"İşte bu, şüpheyle karşıladığınız (iman etmediğiniz) şeydir!"
51
Muhakkak ki korunmuş olanlar, güvenliktedirler.
52
Cennetlerde ve gözelerdedirler!
53
Karşılıklı olarak ince ipekten ve parlak atlastan giyerler.
54
İşte böyle. . . Onları (Esma kuvvesi olarak açığa çıkan şuur varlık insanı) Hur-i Iyn olanlar (üstün ve net görüş {FUAD} özelliklerine sahip bedenler) ile eşleştirdik!
55
Onda, güvenli ortamdakiler olarak her çeşit meyveyi (marifetlerini açığa çıkarmayı) isterler.
56
Onda, ilk ölümden başka ölüm tatmazlar (ölümsüzdürler)! Onları yanma azabından korumuştur.
57
Rabbinden bir lütuf olarak! İşte bu, aziym kurtuluşun ta kendisidir!
58
Biz Onu lisanın olarak kolaylaştırdık, umulur ki üzerinde düşünürler diye.
59
Seyret bekle! Muhakkak ki onlar da beklemektedirler.